SELİM İLERİ ‘SONA ERMEK’

ALINTILAR

SELİM İLERİ ‘SONA ERMEK’


Edebiyatımızın yaşayan en önemli yazarlarından biri olan Selim İleri’nin otobiyografik izler taşıyan son romanı “Sona Ermek” bir yazarın yarım kalmış romanını yeniden yaşatmaya çalışırken ki süreçlerini anlatır.
Kitabı okurken kalemimin altını çizdiği cümleler…


“Aynadaki kişiyi tanımıyorsun…” (s.9)

“Sabah adeta sona ermiş.”(s.10)

İstanbul’a inip kütüphanelere giriyor, karısı, çocukları yaz tatilinde.”(s.11)

“Şu an, şu saniye, bir yığın çürümüş, kokuşmuş yaprak; ‘Anı kalıntılarıyla bulanık.’” (s.13)

“İnsan zalimliğe, kan dökücülüğe nasıl sürüklenir…”(s.29)

“Kimse kimseye iç dünyasını bütün çıplaklığıyla, çırılçıplak açıklamaz.”(s.35)

“Roman yalan sanatıdır.”(s.35)

“Pencereden avuç içi kadar Boğaziçi görünür; durgun deniz.”(s.36)

“Kaç evde komodin var; bir çevirmen ‘gece lambası’ diye çevirmiş.”(s.65)

“Herkesinki kadar bir yalnızlık, tasalanacak bir şey yok.”(s.67)

“Gerisinin sakıncası yokmuş, yaş ilerledikçe hafıza lüzumsuz bilgiyi bize sormadan temizlermiş.”(s.79)

“Yaşlandıkça sen, herkes hayattan çekiliyor, dostların, tanışların birer ikişer, bugün onun, yarın ötekilerinin ölüm haberi. Hangi birine yetiş, üzül, kaç yaşındaydı, evlerine yemeğe gitmiştin, ne hoş akşamlardı…”(s.80)

“Hayat ağır ağır iniyor.”(s.103)

“Nasıl bir cinnet, nasıl bir korkusuzluk, aldırışsızlık, çözümlenmeli.”(s.112)

“… İstanbul’a kar yağan gecede can veriyor.”(s.121)

“Orada yaşlanmayı göze almadın, yaşlanmak, yaşlanacağın aklının ucundan geçmiyordu…”(s.178)

“Saat iki, tam iki, bugünün bir daha geri gelmeyecek saat on dördü. Kahve içtin, sigara içtin, hiçbir şey yapmadın. Yine bomboş.”(s.184)

“Olup biten burada, sıkışıp kalmış.”(s.213)

“Her şey birbirine karışmış, her şey birbirinde erimiş.”(s.212)

“Olup biten burada sıkışıp kalmış.”(s.213)

“Orada bitseydi, bunca kin ve öfke, bunca günah olmayabilirdi. Artık çok geç.”(s.219)
“Son gözyaşlarınıza daha vakit vardı.”(s.219)


“İyi değilim, size söylemem gerekir –neyi söyleyecek- sin? Geçmiş zamanı yeşertemediğini.”(s.260)

“Dağılıp dökülen yaşamında yenileyebileceğin bir şey kalmadı.”(s.235)

“Kendinden başka gidebileceğin yer yok, iç sesinden, iç dünyandan.”(s.214)

“Geriye dönemezsin ama geçmişi kurcalayabilirsin.”(s.241)

“Korkuydu yaşamın, art arda korkular. Yarından korkmak, şimdiden korkmak, şu andan korkmak.”(s.242)

“Belki de artık bambaşka hatırlıyorsun, unutmamak uğruna.”(s.259)

“Hatırlıyorsun ama hatırlayış ve ışık geri getirmiyor.”(s.258)

“Suskunlukta da iç dünyalar konuşabilir, belki asıl suskunlukta.”(s.222)

“Geçmek bilmeyen zamanda bekliyordu.”(s.223)

“Ölümle yüz yüze gelindiğinde, ölümle koyun koyuna yaşandığında günahkârlığın korkusu azalıyor.”(s.208)

“Geçmişteki sen, geçmişteki sen olabilmek, bütün zamanı geri alabilmek.”(s.203)

“Âşıktın, onun o sıralarda hiç bilmediği bir aşk.”(s.200)



Selim İleri, Sona Ermek, Everest Yayınları, İstanbul, 2017.

Yorumlar