FOTOĞRAFLARIM VE SÖYLETTİKLERİ

FOTOĞRAFLARIM VE SÖYLETTİKLERİ

https://www.instagram.com/sertacsamur/?hl=tr
https://www.instagram.com/sertacsamur/?hl=tr

      Her şey zamanına mahkumdur. Sallanan hiçbir yaprak bunu rastgele yapmaz. Zamanını bekler. Onunla uyumlu bir şekilde üzerine düşeni yapar. Aldığı nefesin kontrolünü yapamayan, adeta ona mahkum olan insan gibi güneşte vaktine tabiidir. Şunu bilir ki; vakti gelince doğacak, vakti gelince batacak. Vakti gelince doğup vakti dolunca ölen insan gibi.
     Bütün bu süreçler olağan seyrinde ilerlerken asıl mesele bu vakitlerin arasına nelerin sıkıştırıldığıdır.



https://www.instagram.com/sertacsamur/?hl=tr

Zaman; bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.
Zamanı nerede ararız. İçinde miyiz zamanın yoksa dışına atılmış bir arafta mıyız?
“Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında”
diye başlayan o şiiri hatırladınız mı?
Bizi Tanpınar’a götüren bu mısralar; yaşadığımız, gördüğümüz, duyduğumuz, okuduğumuz bütün yaşantılarımıza zaman tünelinden bakıp ucunda ışık aratır.



https://www.instagram.com/sertacsamur/?hl=tr

Yağmur. Yağmur, sadece insanın üstüne başına değil kalbine de yağar. Kalbini ıslatır. Ona hayat verir. Necip Fazıl'ın  “Bu Yağmur” şiiri kalpleri kurumuşlara can vermeye yeter.
Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur.

Bu yağmur, kanımı boğan bir iplik,
Tenimde acısız yatan bir bıçak,
Bu yağmur, yerde taş ve bende kemik,
Dayandıkça çisil çisil yağacak.

Bu yağmur, delilik vehminden üstün,
Karanlık, kovulmaz düşüncelerden.
Cinlerin beynimde yaptığı düğün,
Sulardan, seslerden ve gecelerden…
Necip Fazıl, şiirde “yağmur ile nefes, kıl, iplik, bıçak, taş, kemik, düğün sözcükleri arasında kurduğu güçlü anlam ilişkileriyle yağmura önem atfeder.
Şair, yağmuru farklı nesnelerle kullanarak onu adeta vazgeçilmez bir konuma yerleştirmiştir. Muhtaç olan değil, muhtaç olunandır yağmur.
Kısakürek, her şeyin bir sonu olduğu gibi yağmurun da bir nihayete ereceği belirtir. Ama yağmurun dindiği günü, hayatın sonuna geldiği gün olarak belirtir.
Kâinatta ne varsa suda yaşadı önce;
Üstümüzden su geçer doğunca ve ölünce.
İnsanoğlunun var oluşunun ve yok oluşunun ana maddesi şaire göre su'dur. Dünyada her şeyin önce suda yaşadığını ve suyun insanın doğum ve ölümünde kullanıldığını mısralarına döker.

Yağmur ve su, insan ile hayat demektir. İnsanın ve hayatın temel dayanağıdır yağmur ve su.


Yorumlar