İNTİHAR EDEN YAZARLAR

İNTİHAR EDEN YAZARLAR


Türk Dil Kurumu'na göre intihar:
"isim (intiha:rı) Arapça intiḥār1. isim Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi." demektir. 
Son nefeslerine kendi kendilerine  karar veren bu yazarların eylemleri ortak ama onları bu eyleme götüren nedenleri farklı. Aşağıda okuyacağınız gibi en dikkat çeken sebeplerden biri, bunun genetik olmasıdır. 

Kişinin kendi kendisine karar verdiği bir eylemin genetiğe sıkıştırılması ne kadar doğru olduğu tartışılır ama görünen bir şey var ki bu eylemde bulunan her yazarın dünyayla derdi olduğu ve bu derde derman bulamadığıdır.

Albert Camus:” Hakiki ve ciddi bir tek felsefi sorun vardır: İntihar." diyerek hayatın değerini sorgulayıp cevabını "intihar" olarak vermiştir.  


Walter Benjamin


Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı.

Asimile olmuş bir Yahudi ailesinden gelmektedir. 

1930’larda Marksizm’e yakınlaşan Walter Benjamin, 1933’te nasyonal sosyalistlerin baskısıyla Almanya’yı terk ederek sürgün hayatı yaşayacağı Paris’e yerleşir.
1939 yılında, Alman mülteciler tarafından yayımlanan bir dergide çıkan yazısı nedeniyle Alman vatandaşlığından çıkarıldı.

 Almanların Fransa’yı işgal etmesi ve Paris’teki evini Gestapo’nun basması üzerine 1940’ta Fransa’nın güneyindeki Portbou kentine kaçtı; burada polis tarafından Gestapo’ya teslim edileceğini öğrenince aşırı derecede morfin alarak intihar etti. 

İntiharı üzerindeki spekülatif söylentiler vardır. Kendisinin şizoid olduğu ve bu yüzden intihar ettiğine dair tek kaynak Theodor W. Adorno'ya verilmek üzere Henny Gurland'a dikte ettirdiği veda mektubudur. 

Öte yandan Stalin'in ajanları tarafından morfin verilerek öldürülmüş olduğu da diğer bir başka söylentidir.

Beşir Fuad


Türk asker, çevirmen, gazeteci, fikir adamı.

1852’de İstanbul’da dünyaya geldi. Gürcü asıllı bir aileye mensuptur.

Oğlu Namık Kemal’i bir buçuk yaşında iken 1885’te kızılcık hastalığından kaybeden Beşir Fuad, bu kaybın etkisini üstünden atamadı. 
Mart 1886’da annesinin paranoyaya kapılıp ölmesinin üzerine hastalığın genetik olduğu endişesiyle delirme korkusuna kapıldı. Gece hayatına ve metreslerine yöneldi. Fransız metresinden Feride adlı bir kız çocuk sahibi oldu. Eşi ve metresi arasında kalmanın sıkıntısını yaşadı. 
Tüm bu sıkıntılarının yanı sıra babasından kalan mirası tüketerek geçim sıkıntısına düştü ve kendini öldürmeyi planladı. 

5 Şubat 1887’de Cağaoloğlu Yokuşu 12 numaralı evde kaderin insanın elinde olduğunu kendisine kanıtlamak için bileklerini keserek intihar etti. Cenazesi Eyüp Mezarlığı’na defnedildi ancak mezarı daha sonra kaybolmuştur.


Beşir Fuad, intiharı ile hayatını son vermenin yanı sıra ölüm sırasında hissedilenleri bilimsel bir gözlem olarak kaydetmeyi de amaçladı ve arkasında birkaç satırlık bir tasvir bıraktı. Bu metin ve intiharıyla ilgili mektupları Ahmet Mithat Efendi Beşir Fuad isimli eserinde yayınlamıştır.

Yazarın intiharı anında şunları not ettiği söylenir: "Ameliyatımı icra ettim. Hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. Kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı.”

Beşir Fuad, cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmedi.

Fuad’ın intiharının hemen ardından İstanbul’da bir intihar salgını başlaması üzerine 11 Mart 1887 tarihinde gazetelerin intihar haberlerini vermesi yasaklandı. Yasak altı ay sonra kalktı.


Ernest Hemingway


Amerikalı romancı, hikâye yazarı ve gazetecidir.

Bir gün eşi onu evin mutfağında elinde tüfekle bulunca hastaneye kaldırılıp elektro şok tedavi gördü. Taburcu olduktan iki gün sonra 1961’de evinde kendini av silahı ile vurarak hayatına son verdi.

Babası ve iki kardeşi de kendisi gibi intihar eden, Çanlar Kimin İçin Çalıyor, Güneş de Doğar ve Silahlara Veda adlı yapıtlarıyla dünya edebiyatına damga vurmuş,  Ernest Hemingway’in ailesinde intiharın genetik bir özellik olduğu düşünülmektedir.

Hemingway’in intiharından kısa bir süre sonra dördüncü eşi Mary Hemingway yazılı bir basın açıklaması yapar ve eşinin kendi kendisini kaza ile vurduğunu söyler. Fakat birkaç yıl sonra bunun bir intihar olduğunu itiraf edecektir.

Jack London


Amerikalı gazeteci ve roman yazarı. 

Vahşetin Çağrısı, Martin Eden, Demir Ökçe, Beyaz Diş ve Deniz Kurdu başta olmak üzere elliden fazla kitap yazan Jack London, yazarlıktan çok yüksek gelir elde etmiştir.

Jack London'ın ölüm sebebi çok tartışılmıştır. Pek çok eski kaynakta intihar ettiği anlatılmıştır. Ölüm raporunda ölüm sebebi üremi olarak gösterilmiştir. 

22 Kasım 1916'da, çiftliğinde bir uyku sundurmasında ölmüştür. 

Son döneminde çok acı çektiği ve morfin aldığı biliniyordu, kazayla ya da kasıtlı olarak aşırıdoz olması da ihtimaller dahilindedir.
İntihar ettiği kesinlik kazanmasa da eserlerindeki intihar olgusu bu ihtimali destekliyor.


Virginia Woolf


İngiliz feminist, yazar, romancı ve eleştirmen.

Perde Arası romanını yazdığı sıralarda artık kendini yeterince yetenekli hissetmiyor, yeteneğini kaybettiğini düşünüyordu. 

Her gün savaş korkusu ve yeteneğini kaybetmenin vermiş olduğu stres, dehşet ve korku sonucu ruhsal bunalıma girmiş, 28 Mart 1941’de içinde bulunduğu duruma daha fazla dayanamayıp evlerinin yakınlarında bulunan Ouse nehrine ceplerine taşlar doldurarak atlayıp intihar etmiştir. 

Bir görüşe göre üvey babasının oğlunun tacizlerine dayanamayıp intihar etti. Buhranını şu sözlerle anlatır: 'Yaşamak neden böyle içler acısı, neden bir uçurumun yanı başından geçen daracık bir yol gibi'



Stefan Zweig


Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarı.

Yahudi asıllı ve varlıklı bir aileye mensup olan Stefan Zweig,  Avrupa’nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942'de Rio de Janeiro'da, karısı Lotte ile birlikte intihar etti. 

Buna Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden oldu.


Zweig’in intihar mektubundan bir parça: “Kendi isteğimle ve bilinçli olarak hayattan ayrılmadan önce, son bir görevi yerine getirmeğe kendimi mecbur hissediyorum. Bana ve çalışmalarıma, böyle iyi ve konuksever şekilde kucak açan harikulade ülke Brezilya’ya içtenlikle teşekkür etmeliyim. Her geçen gün, bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim ve benim lisanım konuşulduğu dünya, bana göre mahvolduktan ve manevi yurdum Avrupa’nın kendi kendisini yok etmesinden sonra, hayatımı yeni baştan kurmayı daha fazla isteyebileceğim bir yer daha yoktu, ama 60 yaşından sonra, yeni baştan başlamak için özel güçlere ihtiyacım vardı. Benim gücüm ise, uzun yıllar süren yurtsuz gücüm sırasında tükendi. böylece, ruhsal çalışması, her zaman en büyük sevinci ve bireysel özgürlüğü bu dünyanın en büyük nimeti olan bu hayatı, zamanında ve dimdik sona erdirmek bana daha doğru görünüyor. Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hala görebilirler, ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.”



Yukio Mişima


Japon romancı ve oyun yazarı.

Mişima Japonya'nın modernleşmesi ve geleneksel değerlerini yitirmesine karşı sert bir muhalefet tavrı gösterdi ve samuray değerlerini savundu.

25 Kasım 1970'de Mişima ve beraberindeki Tatenokai üyelerinden dördü Japonya Silahlı Kuvvetlerinin Tōkyō'daki Ichigaya Kampını ziyaret etmişler, komutanı sandalyesine bağlamışlar ve İmparatorluğun haklarının yeniden tesis edilmesi için hazırladıkları manifestoyu ve taleplerini okuduktan sonra Mişima seppuku (geleneksel Japon intihar biçimi) yaparak intihar etmiş, Tatenokai üyelerinden Hiroyasu Koga ise intiharın tamamlanması için Mişima'nın başını kılıçla kesmiştir.

Mişima intiharını bir yıl öncesinden hazırlamış Tatenokai üyeleri dışında hiç kimse yazarın intihar hazırlığından haberdar olmamıştı. Mişima'nın kendisi intiharı sırasında hazır bulunacak Tatenokai üyelerinin mahkemedeki kendilerini savunmak zorunda kalacaklarını önceden bilerek onlar için geride nakit bırakmıştı.










Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:%C4%B0ntihar_eden_yazarlar
http://www.eskimeyenkitaplar.com/intihar-eden-yazarlarin-siradisi-dunyalari/
http://sanatkaravani.com/hic-gecmeyen-bir-kiriklik-intihar-eden-yazarlar/









Yorumlar

  1. Çok iyi bir derleme fakat sarı yazılar püf noktası olduğu hâlde hiç okuyamadım. Düzeltirseniz tekrar okumak isterim.
    Yazarlar çok şeyin farkında olan insanlardır, hassas olmaları ve bu farkındalıkları bazılarını çok etkilemiş olmalı ki bu yolu seçmişler. Hiç kınamam. Zorda ve çıkmazda kalmanın nasıl bir ruh hâli olduğunu iyi bilirim. Emeğine sağlık kardeşim. Sanırım seni yeni tanıyoruz, aramıza hoş geldin Sertaç :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden siyah fona sahip bir temam vardı. Temayı değiştirince beyaza sarı olmadı doğal olarak. Düzelttim şimdi. Umarım daha iyi olmuştur.
      Evet, bu platforma yeni girdim. Defterlerimize yazdıklarımızı bir de buralara yazmayı düşündük.
      Çok teşekkür ederim. Hoş bulduk. :)

      Sil

Yorum Gönder