BEKLENEN YAĞMUR

BEKLENEN YAĞMUR

Beklenen yağmur ağır ağır ama hızlanacağını belli edercesine damla damla hedeflediği yerlere doğru büyük bir imtina ve özveriyle ile temas etmeye başlamıştı. Sanki bir bekleyeni varmış gibi. Birilerinin eksikliğini kapatmaya çabalıyormuş gibi. Özlem gidermeye gidiyormuş gibi. Ona muhtaç olan birileri varmış gibi. Yağmura muhtaç olmak...

Kim muhtaçtır ki en çok şu yağan yağmur tanelerine? Kim bekler özlem ile gözlerini göklere dikerek? Deniz, göl, ırmak; dağ, taş, ova, yeryüzü... Peki ya insan? İnsan olabilir mi yağmura en çok muhtaç olan?

Saçlarına, kirpiklerine, burnuna, önüne, arkasına düşen yağmur damlalarına neden muhtaç olsun ki insan?

Yağmur yağıp temas ettiği yerleri gücüne göre ıslatır. İnsanın yağmurdan muradı ıslanmak mıdır? Neye yarar gökten yağan yağmur taneleri?

Ağaçlar, bitkiler muhtaçtır hayatlarının devamı için yağmura. Susuz kalan toprakların dermanıdır yağmur. İçecek bir damla suyu olmayan hayvanların son umududur yağmurla biriken su birikintileri. Deniz, göl, nehir zaten yağan yağmurun sahibidir. Ödünç vermişlerdir göklere damlalarını. Ve kendilerine ait olanı isterler göklerden.

Peki ama insanın derdi nedir yağmurla?

Bu yağmur, bu yağmur, bu kıldan ince,
Nefesten yumuşak, yağan bu yağmur.
Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince,
Aynalar yüzümü tanımaz olur. 

Derken Necip Fazıl Kısakürek, yağmura neden muhtaçtır? Burada yağmurun varlığı mı, yoksa yokluğu mu önemlidir şair için? Yağmurla beraber bir değişim yaşadığını ve yağmurun dinmesiyle değişimden sonra kendisinin tanınmayacağını mı anlatır şair! Yağmurun dinmesiyle çektiği acıların bittiğini mi anlatır?  Yoksa yağmurun dindiği gün şairin ömrünün sona geldiği gün müdür? Varlığına mı yokluğuna mı muhtaçtır? Bu bilinmez ama yağmurun şairin iç âleminde bir etki yaptığı görülüyor.


Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur gecelerin 
Ben yağmura deli buluta deli


Deli Kızın Türküsü adlı şiirinde Gülten Akın, yağmura muhtaçlığını deliliğe kadar vardırır.


YAĞMUR
İçin için yağan bu yağmur
Kalbime sızıyor
Damlalar içinde hayat ve ölüm
Sensin; işte sensin sırılsıklam
Karşımda gördüğüm.
...

Alaaddin Özdenören

Alaaddin Özdenören, insanın yağmura muhtaç olma sebebini açıklamıştır bu şiirinde. İnsan, yağan yağmurdan saçlarının değil, kalbinin nasiplenmesini istemektedir. Fiziğin değil, metafiziğin ıslanması gerek insan için. Kalbe temas etmeyen yağmurdan bir beklentisi yoktur. Kalbe sızmayan yağmur akar gider kendi yolunu çizerek. Kalbin kendi yolu vardır. İşte insan, yağan yağmurdan o yolu bulup kalbe sızmasını beklemektedir. 
Alaaddin Özdenören'in dediği gibi yağmurun her bir damlası hayat ile ölümü ayırır. Kalbe sızamadıkça yağmur damlası ölüme yaklaştırır insanı. Oysa hayat verir, kalbe sızıp onu sırılsıklam eden yağmur damlası.









Yorumlar

  1. yağmura ihtiyaç duyarım bazen, usul usul yağsın ıslanayım, üzerimdeki tüm ağırlıkları götürsün isterim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin ihtiyaç duyduğu birkaç damla yağmur vardır. Ama herkes yağmaz, ne yazık ki!

      Sil
  2. Topraklar bereket için yağmuru beklerken yazmayı seven insanlara ise ilham verdiğini düşünürüm ve kendimin de yağmura ihtiyaç duyduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım kaleminize sağlık ;insanı düşündüren bir yazı olmuş .

    YanıtlaSil
  3. Ellerinize sağlık. Blogunuzu takipteyim. Sizi de bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil
  4. Hello dear, your blog is very nice and I signed up. Do you want to return the gfc subscription? The gfc bar on my blog is on the right scrolling the Blog page thanks a lot! http://casaninnamamma.blogspot.it

    YanıtlaSil

Yorum Gönder